Bosna Gezisi Rehberi

 

Gezi Notları
Saray Bosna /Sarajevo

Türk Hava Yolları’nın TK1025 Seferi ile yolculuğumuz başladı. Gezi süresince Saraybosna’da konaklamış olmamız Bosna’yı merkezinden tanıma noktasında oldukça faydalı oldu. Savaş öncesi olduğu gibi savaş sonrasında da Boşnaklar, Hırvatlar ve Sırplar bir arada yaşıyorlar. Kültürler iç içe geçmiş ve savaşın etkisi biraz olsun azalmış. Bosnalı Müslümanların kimliklerini sağlamlaştırması açısından savaş etkili olmuş diyebiliriz. Ayrıca Bosnalılar arasında Avrupalılaşma temayülü oldukça yüksek.

Saraybosna’da aynı zamanda I. Dünya Savaşının başlamasına sebep olan, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahdı Franz Ferdinand’ın 28 Haziran 1914 günü bir Sırp Milliyetçisi olan “Princip” tarafından öldürüldüğü köprüde mevcut.
Bosna’da Türklere karşı müspet yönde aşırı bir ilgi mevcut. Girdiğiniz dükkânların birçoğunda, camilerde ve sokaklarda Türk bayrakları görüyorsunuz. Önemli noktalarda Türkiye Ziraat Bankası şubeler açmış, sokaklarda yürürken Bosna üzerinde egemen bir gücünde Türkiye olduğunun farkına varıyorsunuz. Yaşam kalitesi Bosna’da iyi yakın diyebiliriz. Para birimi Konvertibıl Mark. Yaklaşık olarak 1KM=1.25TL. Yani Bosna’nın parası Türk Lirasından değerli. Fakat yaşam standardı Türkiye’den daha ucuz.

Boşnak Böreği
Cevapcici

 

Bosna’nın yerel yemekleri ve kahvesi de oldukça güzel. Hem ucuz hem güzel, eee daha ne olsun 🙂 Boşnak Böreği, Çevacici’si (belki yanlış yazmışımdır :)) Kuzu çevirmeleri harikulade. Saray Bosna’da Türklerin en çok takıldığı yer Baş Çarşı içinde “Morica Han”. Akşam vakitlerin en çok vakit geçirdiğimiz yer burasıydı. Bosna’ya gidip de Boşnak kahvesi içmeden olmaz, hatta alıp yanınızda getirmeniz de gerekir 😉 Kahveleri kendine has cezvelerinde getirmeleri de oldukça hoş bir anı bırakıyor zihninizde. Şayet Bosna’dan hediye olarak ne alabilirim diyorsanız bir kahve takımı alın derim.

 

Gezimiz esnasında Yunus Emre Kültür Merkezi’ni de ziyaret ettik. Türkçe eğitimlerin verildiği Yunus Emre Vakfına ait olan bu yerin Dış İlişkiler Bakanımız Ahmet Davutoğle ve Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün girişimleri ile kurulduğunu öğreniyoruz.

Aynı zamanda Saray Bosna’da Türkiye’deki yardım kuruluşları ile ilişkide bulunan partner kuruluşlarda mevcut, İstanbul Kültür Merkezi’de bunlardan bir tanesi.

Saray Bosna savaş esnasında şehit düşmüş vatandaşlarını ve Efsanevi liderleri Aliya İzzetbegoviç’in mezarının da bulunduğu şehitliğe sahip. Orası sanki bir mezarlık değil, vakit geçirilebilecek harikulade bir bahçeyi andırıyor.  Belki de bu şehitliğin bu kadar güzel olmasını Aliya’nın şu sözleri ifade etmiş olabilir:

Aliya İzzetbegoviç’in Kabri (Şehitlik)

“Ben bir Müslümanım ve öyle kalacağım. Kendimi dünyadaki İslam davasının bir neferi olarak telakki ediyorum ve son günüme kadar da böyle hissedeceğim. Çünkü İslam benim için güzel ve asil olan her şeyin diğer adı; dünyadaki Müslüman halklar için daha iyi bir gelecek vaadinin ya da umudunun, onlar için onurlu ve özgür bir hayatın, kısacası benim inancıma göre uğrunda yaşamaya değer olan her şeyin adıdır.”

Mostar (Don’t Forget 93)

Yüreği yaralı bir şehirdir Mostar. 1993 yılı Kasım ayının son günlerine girildiğinde Hırvat topçu ateşlerine maruz kalan Mostar daha fazla dayanamayıp Neretva Nehrinin sularını kendini bırakmış. Yıllar sonra TİKA, UNESCO ve Dünya Bankası’nın desteğiyle Prens Charles tarafından açılan köprünün üzerine ve tüm dünyaya “Don’t Forget 93” yani “93’ü Unutma!” söylemini kazımıştır.

Bosna Mostar’dan Atlayan Bir Genç

Mostar, Hırvatların Müslümanlardan daha fazla olduğu bir şehir. Şehrin siluetine Osmanlı mimarisi hâkim; fakat yaşam tarzı Müslümanlıktan öte. Mostar’ın yanı sıra bir de Küçük Mostar diye bir köprüsü mevcut. Mostar köprüsünden Neretva nehrine atlamakta erkelerin cesaret göstergesi olarak adlandırılıyor. Ayrıca para ile de Mostar’dan atlayan kişilerde mevcut. Gezimizde de Mostar’dan atlayan bir kişiyi görmüş olduk.

Mostar Bosna Savaşı’nın sembolü konumda. Bugün herhangi birine Bosna Savaşını sorduğumuzda aklına ilk gelen yer Srebrenitza ve Mostar oluyor. Bu şehir turizm şehri haline gelmiş. Türklerden sonra bölgeyi en çok ziyaret edenler arasında İtalyanların olduğunu rehberlerimizden öğreniyoruz. Mostar Bosna Savaşını en derinden hissetmiş bir şehir.

Bosna Sarı Saltuk Blagay Tekkesi

Mostar şehrinin sınırları içerisinde kalan Blagay’da Osmanlı’dan kalma Sarı Saltuk Blagay Tekkesi mevcut. Tekkenin kurulduğu yer oldukça farklı. Bu kısmı çok sözle anlatmayıp fotoğrafını koyarak kelimelerin ifade edemediğini bir kareyle anlamanızı bekliyorum.

Bu bölge muhteşem bir doğa harikası. Kaynak suyuna ayaklarınızı sokup çıkarmanız bir oluyor. (Yahu nasılda sızlıyor ayaklarınız :)) Nehrin üzerine ahşap yaya köprüleri kurulurken etrafına da lokantalar açılmış. Burada çok güzel balıkları nam nam nam yeme fırsatını buluyorsunuz 🙂 Hediyelik eşyalar satan portatif dükkanlarda cabası.

Lezzetli Balıklar 🙂

Vezirler Şehri Travnik

Travnik Bosna Hersek’in Müslüman nüfusun en fazla olduğu şehirlerden bir tanesi. Osmanlı’nın en çok vezir çıkardığı şehirlerin başında yer alıyor. Doğa harikası bir şehir Travnik. İçinde bir de Travnik Kalesi mevcut. Burada da Türklere karşı hayranlık potansiyeli oldukça yüksek 🙂

Bosna Travnik Kalesinden Şehir Görünümü

Travnik’te Osmanlı mimarisi olan Süleymaniye Camii mevcut. Toplantımızı bu caminin içinde yaptık ve şehri iki grup halinde dolaştık. Travnik şehrini kelimelerle ifade etmek oldukça zor. Harikulade bir yapısı var. Şehir aynı zamanda bünyesinde İbrahim Paşa Medresesi’ni de barındırıyor. Yaklaşık olarak 500 yıllık bir medrese olan bu yer, günümüzde halen varlığını ve eğitimlerini sürdürmektedir. Osmanlı bugün belki vezir yetiştiremiyor; ama Türkiye’yi seven bir kesimin bu medreselerde yetiştirildiğini düşünmekteyim.

  1. Ayvaz Dede Kutlamaları

Ayvaz Dede kutlamaları hakkında birçok bilgi mevcut, fakat ben bizi en çok ilgilendiren kısmını belirteceğim. Ayvaz Dede kutlamaları Boşnakların, Bosna-Hersek’in Türkler tarafından fethini kutladıkları şenliktir. Yugoslavya döneminde (savaş yılları) yapılamayan kutlamalar 501 yıldan beri gerçekleştirilmektedir. Kutlama Ayvaz Dede ismindeki bir Horasan erinin kabul olunan bir yağmur duası ertesinde kutlanmaya başlamıştır.

Ayvaz Dede yaylasına çıkmak için 8 kilometrelik bir yolu yürüyerek çıkmanız gerekiyor. Meşakkatli bir yürüyüşün ardından Ayvaz Dede Yaylasına ulaşıyorsunuz. Gördüğünüz manzara karşısında “bu kadar yürümemize değer” der gibi soluklanıyorsunuz. Zirveye yaklaştığımızda bizi zorlayan yolun haricinde bir de TİKA’nın yapmış olduğu patika yollardı. Keşke daha iyi yapılsaydı çok daha güzel olurdu diyoruz bu yolları görünce. İnsanlara hizmet için yapılmış bu yollara koyulan taşlar, ziyaretçilerin ayaklarını rahatsız etmekte. Ümit ediyorum bu kısımlar düzeltilecektir.

Bu yıl Ayvaz Dede kutlamalarının 501.’si düzenlenmekteydi. Kutlamalara Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Bakir İzzetbegoviç de katıldı. Aynı zamanda Saray Bosna’nın kardeş şehri Bursa Büyükşehir Belediyesi de kutlamalardaki yerini almıştı. Kutlamaların temel amacı duaların edilmesi ve şükürlerin ifade edilmesi şeklinde gerçekleşiyor. İlk başlarda Kur’an-ı Kerim okunurken, sonrasında ilahiler söyleniyor ve dualar edilip, binlerce insanın yaylada öğle namazını kılması ile Ayvaz Dede kutlamaları son buluyor. Namazdan sonra her şehre ait atlı süvariler geçiş yapıyor, tıpkı Osmanlı’daki geçiş merasimleri gibi.

Ayvaz Dede Yaylası

Kutlamaların ardından otobüsümüze doğru yol alıyoruz. Binlerce insanın katıldığı bu kutlama güzel hatıraların insanın hafızasında yer etmesini sağlıyor. Yaylaya iniş ve çıkış yolu da bir o kadar güzel. Önce asfalt yolda, sonra toprak yoldan, sonrada orman yolundan yürüyüşe devam ediyorsunuz. Şayet yolunuz Bosna’ya düşerse, “bir gezi de Bosna’ya biz yapalım” derseniz, gezinizin Ayvaz Dede Kutlamalarına denk gelmesi gezinize harikulade bir hava katacaktır.

 Ayvaz Dede Yaylasından güzel hatıralarla ile Saray Bosna’ya, Gazi Hüsrev Bey Medresesine dönüşümüz başlamış oldu…

Hayat Kurtaran Tünel

Bosna Hayat Kurtaran Tünel Bu Evin İçinden Geçiyor

 

Rahmetli Kahraman Şüde Teyze

 

Bosna Savaşının

kaderini belirleyen durumlardan bir tanesi de “Hayat Kurtaran Tünel” olarak adlandırılıyor. Bu tünel savaş zamanında Bosna Halkının “Özgür Bosna” diye tabir edilen bölgeden Saray Bosna Havalimanın diğer tarafında kalan Boşnakların yaşadığı bölgeye geçiş olarak kullanılmaktadır. Bu tünel bir savaş kahramanı Teyze’nin evinin içinden geçmektedir. Şu anda bu teyze geçimini bu tünele gelip orada satılan eşyaların ücretleri ile sağlamaktadır.

Tüneli ziyaret edenlerin arasında dünyaca ünlü sanatçılarda var. Şu anda tünelin yalnızca belli bir mesafesi açık diğer tarafını kapatmışlar. Sembolize edilmiş tünelden çıktıktan sonra Bosna Savaşına ait video görüntülerinden oluşan kısa bir belgesel izliyorsunuz. Tünelin içinde bulunduğu ev savaşın tüm izlerini bünyesinde barındırıyor.

 

Bosna Milli Parkı 

Aslında Bosna’da adı milli park diye geçen bir yer yok. Ama oradaki parka giden Türkler o parkın adını böyle kullanmışlar. (Orijinal adı: Vrelo Bosna) Dinlendirici bir yapısı var bu parkın. ( Hangi park insanı rahatlatmaz ki zaten dediğinizi duyar gibiyim :)) Bu parka isterseniz Saray Bosna içinden geçen tramvaylara binip sonrasında dört kilometrelik etrafı ağaçlarla kaplanmış, Microsoft XP serisinde bulunan herkesin bildiği yeşil yolu tercih edersiniz, isterseniz de otobüsle gidersiniz. Seçim Sizin doğrusu 🙂 Tramvaylar halen savaş zamanında kalma. Size önerim o tramvaylara binmeniz, bu sayede Sırp keskin nişancılarının Boşnak halkı o tramvayların içinde nasıl vurduklarını daha net bir şekilde anlayabilirsiniz. Bir şeyleri çok net anlamak için, o olaya tanıklık etmiş olan her şeye dokunmak işinizi kolaylaştıracaktır.

Vrelo Bosna’dan Bir Görünüm

Parka gelecek olursak; içinde havuzların bulunduğu, Saray Bosna’nın içinden geçen nehrin kaynağının olduğu, kuğuları, ördekleri ve temiz havası ile görülmeye değer bir yer. Gidip de görmemezlik etmeyin.

Bosna Hersek

Avrupa’nın orta yerinde soykırıma maruz kalmış bir ülke. Yaşadığı zorlukları atlatmaya çalışıyor. Dün düşman olduğu insanlarla bir arada yaşamaya mecbur. Yarına umutla bakan bir halkı var. Ümit ediyorum ki yarınları daha parlak olur. Şayet kendinize bir ikici memleket arıyorsanız Bosna Hersek’i seçebilirsiniz. Gidip görün derim, bir İstanbul aşığı olan ben, ilk defa İstanbul’un dışında bir şehirde yaşamayı istedim, orası Saray Bosna’dır.

Bosna
Bosna Baş Çarşı ve Bosna Sebili

Mustafa Diyor Ki

Mustafa Diyor Ki olarak 2009 Yılından bu yana bu platformda dikkatimi çeken, farklı bulduğuma inandığım, izlediğim filmlerden, gezip gördüğüm yerlerden, okuduğum kitaplardan ve sıra dışı olarak gördüğüm konuları da Sizlerle paylaşıyorum. Tamamen kişisel olan bu blog içimden geldikçe bir şeyler karaladığım bir platform. Belki de yarınlara, çocuklarıma bırakacağım eğlenceli bir miras. Amacım hoş şeyler paylaşıp hayırla yâd olunmaktır. Siz de yorumlarınızla katkı da bulunursanız çok sevinirim. Ayrıca hakkımda daha fazla bilgi için blogumu ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.