Don’t Break The Chain -Zinciri Kırma-

Don’t Break The Chain yani Zinciri Kırma.

Don’t Break The Chain yani Zinciri Kırma. Bu ifadeyi muhtemelen duymuşsunuzdur. Hatta bu ifadeyi belki de bize kazandırın Barış Özcan olmuştur. Şayet bir şeyler yapmak istiyorsanız ama her seferinde sizi o yapmak istediklerinizden alıkoyan bahaneler ortaya çıkıyor, bir isteksizlik sizi sarıyor ve her seferinde ertelemenin dayanılmaz hafifliğini hissediyorsanız Barış Özcan’ın videolarını izleyerek bu ataleti bir nebze olsun üzerinizden atıp kurtulabilirsiniz. Niye Barış Özcan’ı örnek vererek yazıma başladım çünkü motivasyon bir insanın hedeflerini başarma noktasında çok önemli bir unsurdur ve bu Barış Özcan’ın videolarında var. Gelelim fasulyenin faydalarına.

“Düşünce ek, eylem biç; eylem ek, alışkanlık biç; alışkanlık ek, karakter biç; karakter ek, kader biç”

diye çok güzel bir özdeyiş varmış Aslına bakarsanız ben en çok ilk aşamayı önemsiyorum: Düşünceyi eyleme geçirme safhası. Ben buna kendi tabirimle Sıfırı Bir Yapma Metodu diyorum. Evet, yanlış okumadınız sıfır burada düşünceyi bir ise düşüncenin eyleme dönüşmüş halini ifade ediyor. Durun durun, matematikle bunun bir ilgisi yok. Birçok insan birçok fikre sahip ama iş o fikirleri eyleme dönüştürmeye gelince ufaktan ufaktan fikirlerinden vazgeçiyorlar. E tabi nasıl geçmesinler o kadar zorluk ve bahane varken. Fikirleri öyle eyleme geçirme işlemi de o kadar kolay olmasa gerek. Olsun varsın biz elimizden geleni yapmak zorundayız şayet bir şeyler için “Daha önce benim aklıma gelmişti” dememek için.

zinciri kırmaBenim bir mottom var, sen buna motivasyon aracı de, slogan de, ne dersen de. “Denemeden Başaramazsın” bu motto benim aynı zamanda blogumunda mesajı. Bir şeyleri hayata geçirmek ve başarılı olmak için denemek gerektiği yadsınamaz bir gerçek, fakat bir çoğumuz sonunda rezil olma, başarısız olma kaygısı yüzünden hiçbir düşüncemizi deneyemiyoruz, bırakın denemeyi başkasına söylerken bile çekiniyoruz acaba kötü bir fikir derler mi diye. Şimdi bunların hepsini bir kenara bırakalım ve oyuna baştan başlayalım. Oyun diyorum çünkü birazdan size anlatacağım ve sizin de yapmaya başlayacağınızı düşündüğüm şeyi oyuna çevirirseniz sıkılmadan sıfırı bir yapma yolunda bir adım atmış olursunuz.

Yazımızın başlığı olan Don’t Break The Chain yani Zinciri Kırma, bir alışkanlığı kazanmak için her gün yapmamız gereken bir eylem aslında. Sanki yemek yemek, su içmek kadar önemli ve rutin hale getirilmeye hedeflenen bir iş bu. Rutin hale gelecek ki alışkanlığa dönüşsün. Kolay olacak mı? Elbette hayır.

Uzmanlara göre belki de İsviçreli bilim adamları da olabilir bunlar bir alışkanlık kazanılması için o eylemin 40 gün boyunca yapılması gerekirmiş. Gözünüzü korkutmayın hemen 40 gün dediğimiz nedir ki ! Genelde bu zinciri kırma hareketinde bu süre 21 güne indirgenmiş. Yani 21 gün boyunca bir eylemi yaparsanız o eylem bir alışkanlığa dönüşür ve artık bunu yapmak için bir hatırlatmaya ihtiyaç duymadan yapmaya devam edebilirsiniz. İlk olarak neyi yapmak istiyorsanız onları bir kenara yazın, öyle çok şeyler olmasın ha ! Sonra sıkılıp kaçarsınız. Zaten işin makbul olanı da az da olsa devamlı olanıdır. Bu yüzden yapmak istediğiniz zinciri kırma eylemlerinizi abartılı olarak seçmeyin.

Zinciri Kırma Uygulama Örneği

Mesela her gün 30 dakika kitap okumak, 15 dakika spor yapmak, 30 dakika yürümek, 20 dakika dil öğrenmek vs. gibi eylemler seçebilirsiniz. Şayet 21 gün ki bana göre daha fazla olmasında fayda var, bu zinciri kırmadan tamamlarsanız en başta başarabilmenin hazzı sizi çok mutlu edecek hem de özgüveniniz daha da perçinleşecektir ve en önemlisi bu süre sonunda bitirdiğiniz eylemin ilk başladığınız andaki halinizden çok daha gelişmiş ve kendinizin daha ileri bir seviyede olduğunuzu fark edeceksiniz.

Simple Habits Tracker

Bu Zinciri Kırma metodu için ister evinizde bir defter veya takvim tutabilir isterseniz de: Ben öyle yazmaya filan gelemem derseniz birçok telefon uygulaması mevcut. Naçizane sizlere tavsiyem: Simple Habits Tracker (şu an için sadece IOS işletim sistemi olan telefonlar için) adlı uygulama çok basit bir ara yüzü ve kullanımı var ama siz hangisi hoşunuza giderse onu kullanın yeter ki kullanın. Sıfırı Bir yapmak için beklemenin bir anlamı yok, e hadi! Ne duruyorsunuz hala.

Mustafa Diyor Ki

Mustafa Diyor Ki olarak 2009 Yılından bu yana bu platformda dikkatimi çeken, farklı bulduğuma inandığım, izlediğim filmlerden, gezip gördüğüm yerlerden, okuduğum kitaplardan ve sıra dışı olarak gördüğüm konuları da Sizlerle paylaşıyorum. Tamamen kişisel olan bu blog içimden geldikçe bir şeyler karaladığım bir platform. Belki de yarınlara, çocuklarıma bırakacağım eğlenceli bir miras. Amacım hoş şeyler paylaşıp hayırla yâd olunmaktır. Siz de yorumlarınızla katkı da bulunursanız çok sevinirim. Ayrıca hakkımda daha fazla bilgi için blogumu ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.